Yâsîn'den sonra okunacak dua
Yâsîn okunduktan sonra yapılan dua, çoğunlukla okumanın sevabını bir yakına bağışlamak içindir. Bu duanın ezberlenmesi gereken belirli bir metni yoktur; kendi dilinizle, içten gelen sözlerle dua edebilirsiniz. Aşağıda örnek bir metin ve isme göre hazırlanan bir dua bulacaksınız.
Okuma nasıl bitirilir?
Sûrenin son ayeti okunduktan sonra yaygın olarak "Sadakallâhü'l-azîm" (Yüce Allah doğru söylemiştir) denir. Pek çok kişi ardından Fâtiha ve İhlâs sûrelerini okur, sonra dua eder. Bunlar Türkiye'de yerleşmiş bir uygulamadır; okumanın geçerli olması için şart değildir.
Örnek bağışlama duası
İsmi yazın, dua metni hazırlansın. Dilerseniz kopyalayıp sevdiklerinize gönderebilirsiniz.
Bu metin bir örnektir. Dua için belirli kelimeler gerekmez; Türkçe ya da bildiğiniz herhangi bir dille, kendi sözlerinizle dua edebilirsiniz.
Hasta ya da bir dilek için okunduysa
Yâsîn bazen bir hastanın şifası ya da bir sıkıntının giderilmesi niyetiyle okunur. Bu durumda dua da o niyete göre yapılır:
Allah'ım, okuduğum Yâsîn'i kabul eyle. [İsim] kuluna şifa ver, sıkıntısını gider, ona ve ailesine sabır ve kolaylık nasip eyle. Âmin.
Birlikte okunduysa
Okumalar 41 Yâsîn gibi bir grup içinde paylaştırıldıysa, okumayı başlatan kişi toplam tamamlandığında herkes adına bir dua edebilir ya da duayı gruba gönderebilir. Birlikte okuma aracında hedefe ulaşıldığında herkes bunu aynı anda görür.
Dua ederken edepler
Kur'an, “Bana dua edin, size icabet edeyim” buyurur (Mü'min 40/60). Hz. Peygamber de “Dua ibadetin ta kendisidir” demiştir (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Duanın belirli kelimeleri olmasa da, Hz. Peygamber'in öğrettiği bazı edepler vardır:
- Hamd ve salavatla başlamak: Hz. Peygamber, Allah'a hamd etmeden ve kendisine salavat getirmeden dua eden birini görünce onun acele ettiğini söylemiş, duaya Allah'ı övüp salavat getirerek başlanmasını öğretmiştir (Tirmizî, Ebû Dâvûd). Örneğin “Elhamdülillâh, Allâhümme salli alâ Muhammed” diyerek başlanabilir.
- Kabul edileceğine inanarak dua etmek: Dua, ümitle ve samimiyetle yapılır. Gönülsüz, aceleyle ya da “Nasılsa kabul olmaz” düşüncesiyle dua etmek doğru değildir.
- Elleri kaldırmak: Avuçları açarak elleri göğüs hizasına kaldırmak, Türkiye'de yaygın ve sünnete dayanan bir duruştur. Şart değildir; dua her hâlde yapılabilir.
- Başkalarını da anmak: Sadece kendimiz için değil, anne babamız, ailemiz ve bütün müminler için dua etmek duayı genişletir.
- Âmin ile bitirmek: “Âmin”, “Allah'ım kabul et” demektir. Dua genellikle âmin denilerek ve eller yüze sürülerek tamamlanır.
Sık sorulan sorular
Yâsîn'den sonra okunacak duanın belirli bir metni var mı?
Hayır. Ezberlenmesi gereken belirli bir metin yoktur. Kendi sözlerinizle, Türkçe olarak da dua edebilirsiniz. Bu sayfadaki metin bir örnektir.
Dua Türkçe yapılabilir mi?
Evet. Dua, kişinin Allah'a kendi diliyle yönelmesidir. Arapça kalıplar kullanmak şart değildir.
Yâsîn'den sonra Fâtiha okumak şart mı?
Şart değildir. Fâtiha ve İhlâs okuyup ardından dua etmek Türkiye'de yaygın bir uygulamadır.
Bir okumayı birden fazla kişiye bağışlayabilir miyim?
Evet. Duada birden fazla kişinin adını anabilir ya da "bütün geçmişlerimiz" diyerek hepsini kapsayabilirsiniz.