Yâsîn Sûresi ayet ayet
Yâsîn'in 83 ayetinin her birini ayrı sayfada Arapçası, Türkçe okunuşu, meali ve sesli okumasıyla bulabilirsiniz. Aradığınız ayeti numarasıyla ya da mealindeki bir kelimeyle bulun.
1–12: Kur'an'a yemin ve Peygamber'in görevi
- 1. ayetYâ Sîn.
- 2. ayet(1-2) Yâ-Sîn. Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki, sen elbette peygamberlerdensin.
- 3. ayetSen elbette gönderilen peygamberlerdensin.
- 4. ayetDosdoğru bir yol üzeresin.
- 5. ayetKur'an, mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir.
- 6. ayetAtaları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için indirilmiştir.
- 7. ayetAndolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
- 8. ayetOnların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple başları yukarıya kalkık durumdadır.
- 9. ayetBiz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.
- 10. ayetOnları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
- 11. ayetSen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahmân'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele.
- 12. ayetŞüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i…
13–32: Şehir halkı ve elçiler kıssası
- 13. ayet(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
- 14. ayetHani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalanlamışlardı. Biz de onları bir üçüncü elçi ile desteklemiştik. Onlar, 'Şüphesiz biz size…
- 15. ayetOnlar şöyle dediler: 'Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.'
- 16. ayet(Elçiler ise) şöyle dediler: 'Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.'
- 17. ayet'Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.'
- 18. ayetDediler ki: 'Şüphesiz biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizim tarafımızdan size elem dolu bir…
- 19. ayetElçiler de, 'Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz' dediler.
- 20. ayetŞehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: 'Ey kavmim! Bu elçilere uyun.'
- 21. ayet'Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.'
- 22. ayet'Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca O'na döndürüleceksiniz.'
- 23. ayet'O'nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni…
- 24. ayet'O takdirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.'
- 25. ayet'Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!'
- 26. ayet(Kavmi onu öldürdüğünde kendisine), 'Cennete gir!' denildi. O da, 'Keşke kavmim bilseydi' dedi.
- 27. ayet'Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını!'
- 28. ayetKendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten bir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
- 29. ayetSadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
- 30. ayetYazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki onunla alay ediyor olmasınlar.
- 31. ayetKendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
- 32. ayetOnların hepsi de mutlaka toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.
33–44: Toprak, gece, güneş ve ay: kâinattaki deliller
- 33. ayetÖlü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
- 34. ayetBiz, orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ettik ve içlerinden pınarlar fışkırttık.
- 35. ayetMeyvelerinden yesinler diye. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
- 36. ayetYerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, bütün çiftleri yaratanın şanı yücedir.
- 37. ayetGece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
- 38. ayetGüneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.
- 39. ayetAyın dolaşması için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
- 40. ayetNe güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
- 41. ayetOnların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
- 42. ayetBiz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
- 43. ayetBiz istesek onları suda boğarız da kendileri için ne imdat çağrısı yapan olur, ne de kurtarılırlar.
- 44. ayetAncak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.
45–54: Yüz çevirenler ve diriliş günü
- 45. ayetOnlara, 'Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin' denildiğinde yüz…
- 46. ayetOnlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.
- 47. ayetOnlara, 'Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın' denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, 'Allah dileseydi kendisinin…
- 48. ayetOnlar, 'Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?' diyorlar.
- 49. ayetOnlar ancak, çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
- 50. ayetArtık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
- 51. ayetSûra üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler.
- 52. ayetŞöyle derler: 'Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahmân'ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.'
- 53. ayetSadece korkunç bir ses olur. Bir de bakarsın, hepsi birden toplanıp huzurumuza çıkarılmışlardır.
- 54. ayetO gün hiçbir kimseye, hiç mi hiç zulmedilmez. Size ancak işlemekte olduğunuz şeylerin karşılığı verilir.
55–68: Cennet ehli, suçluların ayrılması ve organların şahitliği
- 55. ayetŞüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşgul ve mutludurlar.
- 56. ayetOnlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
- 57. ayetOnlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.
- 58. ayetÇok merhametli olan Rab'den bir söz olarak (kendilerine) 'Selâm' (vardır).
- 59. ayet(Allah, şöyle der:) 'Ey suçlular! Ayrılın bu gün!'
- 60. ayet'Ey Âdemoğulları! Ben size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır, demedim mi?'
- 61. ayet'Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur (demedim mi)?'
- 62. ayet'Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?'
- 63. ayet'İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir.'
- 64. ayet'İnkâr ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!'
- 65. ayetO gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.
- 66. ayetEğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
- 67. ayetEğer dileseydik, oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.
- 68. ayetKime uzun ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine çeviririz (gücünü azaltırız). Hâlâ düşünmeyecekler mi?
69–83: Kur'an, nimetler ve yeniden yaratılış
- 69. ayetBiz, o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.
- 70. ayet(Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kâfirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için (Kur'an'ı indirdik).
- 71. ayetGörmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
- 72. ayetBiz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
- 73. ayetOnlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
- 74. ayetBelki kendilerine yardım edilir diye Allah'ı bırakıp da ilâhlar edindiler.
- 75. ayetOnlar (ilâhları) kendilerine yardım edemezler. Hâlbuki kendileri onlar için hazır askerlerdir.
- 76. ayet(Ey Muhammed!) Artık onların sözü seni üzmesin. Çünkü biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
- 77. ayetİnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
- 78. ayetBir de kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: 'Çürümüşlerken kemikleri kim diriltecek?'
- 79. ayetDe ki: 'Onları ilk defa var eden diriltecektir. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir.'
- 80. ayetO, sizin için yeşil ağaçtan ateş yaratandır. Şimdi siz ondan yakıp duruyorsunuz.
- 81. ayetGökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.
- 82. ayetBir şeyi dilediği zaman, O'nun emri o şeye ancak 'Ol!' demektir. O da hemen oluverir.
- 83. ayetHer şeyin hükümranlığı elinde olan Allah'ın şanı yücedir! Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz.
Sûreyi baştan sona okumak ve dinlemek için okuma ekranına, konularına göre açıklamalı okumak için bölümler sayfasına geçebilirsiniz.