هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ ف۪ي ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُنَ ﴿٥٦﴾
Okunuşu
Hum ve ezvâcuhum fî zılâlin alel erâiki muttekiûn.
Meali
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 5: Cennet ehli, suçluların ayrılması ve organların şahitliği
هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ ف۪ي ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُنَ ﴿٥٦﴾
Hum ve ezvâcuhum fî zılâlin alel erâiki muttekiûn.
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Cennet ehli, eşleriyle birlikte gölgeliklerde koltuklara yaslanarak huzur içinde oturur.
Ayet cennetteki huzuru somut bir sahneyle anlatır: gölgeler ve süslü koltuklar. Sıcak bir iklimde yaşayan ilk muhataplar için gölge, en büyük rahatlıklardan biriydi. Yaslanarak oturmak da yorgunluğun ve telaşın bittiğini, güvenle dinlenildiğini gösterir.
Ayette “eşleri” ile birlikte anılmaları önemlidir. Cennet, sevenlerin birbirine kavuştuğu bir yer olarak tasvir edilir. Kur'an başka ayetlerde de müminlerin, iman eden eşleri ve soylarıyla cennette bir araya geleceğini bildirir.
“Erâik” kelimesi, üzeri örtülü, süslü koltuklar ya da sedirler demektir. Kur'an cennet nimetlerini insanların anlayabileceği dünyevi benzetmelerle anlatır; ancak bu nimetlerin gerçek mahiyetinin dünyadakilerden çok daha üstün olduğu da bildirilmiştir.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: ezvâcuhum, fî, zılâlin, erâiki, muttekiûn. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 56 / 83 · sûrenin yaklaşık %67'i |
| Cüz | 23. cüz |
| Bölüm | Cennet ehli, suçluların ayrılması ve organların şahitliği (55–68. ayetler) |