اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِؕ ﴿٢٥﴾
Okunuşu
İnnî âmentu bi rabbikum fesmeûn.
Meali
'Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!'
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 2: Şehir halkı ve elçiler kıssası
اِنّ۪ٓي اٰمَنْتُ بِرَبِّكُمْ فَاسْمَعُونِؕ ﴿٢٥﴾
İnnî âmentu bi rabbikum fesmeûn.
'Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım. Gelin, beni dinleyin!'
Adam, imanını herkesin önünde ilan eder: Rabbinize inandım, beni dinleyin.
Bu ayet adamın cesaretinin doruk noktasıdır. Elçilerin taşlanmakla tehdit edildiği bir ortamda, “Şüphesiz ben sizin Rabbinize inandım” der. “Sizin Rabbiniz” ifadesi önemlidir: Allah sadece elçilerin ya da onun Rabbi değil, onu tehdit edenlerin de Rabbidir.
Ayetin sonundaki “beni dinleyin” sözü iki şekilde anlaşılmıştır. Bir yoruma göre adam halkına seslenerek onları imana çağırır. Başka bir yoruma göre elçilere döner ve “Benim imanıma şahit olun” der.
Tefsirlerde, adamın bu sözlerinden sonra halkın onu öldürdüğü nakledilir. Kur'an bunu açıkça söylemez, ancak sonraki ayetteki “Cennete gir!” sözü, onun bu dünyadaki hayatının sona erdiğine işaret eder.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: İnnî, âmentu, fesmeûn. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 25 / 83 · sûrenin yaklaşık %30'i |
| Cüz | 22. cüz |
| Bölüm | Şehir halkı ve elçiler kıssası (13–32. ayetler) |