Şehrin en uzak yerinden koşarak gelen bir adam, halkına elçilere uymaları çağrısında bulunur.
20. ayetin açıklaması
Kıssanın akışı bu ayetle değişir. Tartışma tehdide dönmüşken, beklenmedik biri sahneye çıkar: Şehrin öbür ucundan koşarak gelen bir adam. Kur'an adını vermez; tefsirlerde adının Habîb en-Neccâr olduğu nakledilir. Neccâr, marangoz demektir.
Adamın “koşarak” gelmesi önemlidir. Elçilerin tehlikede olduğunu duymuş ve vakit kaybetmeden yardıma gelmiştir. Şehrin “en uzak yerinden” gelmesi, hakikate sahip çıkmak için mevkinin, şöhretin ya da merkeze yakın olmanın gerekmediğini gösterir.
Habîb en-Neccâr, Antakya'da adını taşıyan ve Anadolu'nun ilk camilerinden kabul edilen Habîb-i Neccâr Camii ile hatırlanır. Cami 2023 depremlerinde yıkılmış, yeniden inşa edilerek Aralık 2025'te ibadete açılmıştır. Bu kahramanın hikâyesini ayrıntılı olarak Habîb-i Neccâr rehberimizde bulabilirsiniz.
Bu ayetten çıkan dersler
Hakka sahip çıkmak için mevki ya da şöhret gerekmez.
Haksızlığa uğrayanın yardımına koşmak, imanın bir gereğidir.
Bazen en uzaktan gelen ses, en doğru sözü söyler.
Ayette geçen kavramlar
Habîb en-Neccâr
Tefsirlerde bu adama verilen isim; “marangoz Habîb”.
Yes'â
Koşar adım gelmek, çaba göstermek.
Okuma notu
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: câe, aksâl, medîneti, yes'â, kâle, yâ, murselîn. Uzatmalar hakkında