اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْراً وَهُمْ مُهْتَدُونَ ﴿٢١﴾
Okunuşu
İttebiû men lâ yes'elukum ecran ve hum muhtedûn.
Meali
'Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.'
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 2: Şehir halkı ve elçiler kıssası
اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْراً وَهُمْ مُهْتَدُونَ ﴿٢١﴾
İttebiû men lâ yes'elukum ecran ve hum muhtedûn.
'Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.'
Adam, elçilere uyulması için iki gerekçe gösterir: Sizden hiçbir ücret istemiyorlar ve doğru yoldadırlar.
Bu ayet, bir davetin samimiyetini ölçmek için verilen sade ama güçlü bir ölçüdür: Karşılık beklemeden söylemek. Elçiler halktan para, mevki ya da çıkar istememektedir. Bir insanın, karşılığında hiçbir şey beklemeden ve üstelik canını tehlikeye atarak bir şeyi anlatması, onun söylediğine inandığını gösterir.
Kur'an'da peygamberlerin ortak sözlerinden biri budur: “Ben sizden buna karşılık bir ücret istemiyorum.” Şuarâ sûresinde Hz. Nûh, Hûd, Sâlih, Lût ve Şuayb'ın aynı cümleyi söylediği aktarılır (Şuarâ 26/109, 127, 145, 164, 180).
İkinci gerekçe, onların “hidayete erdirilmiş” olmalarıdır. Sözleri de yaşayışları da doğru yolu gösterir. Adam, halkına hem davetçinin niyetine hem de davetin içeriğine bakmalarını söyler.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: İttebiû, lâ, muhtedûn. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 21 / 83 · sûrenin yaklaşık %25'i |
| Cüz | 22. cüz |
| Bölüm | Şehir halkı ve elçiler kıssası (13–32. ayetler) |