وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ ﴿٤١﴾
Okunuşu
Ve âyetun lehum ennâ hamelnâ zurriyyetehum fîl fulkil meşhûn.
Meali
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 3: Toprak, gece, güneş ve ay: kâinattaki deliller
وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ ﴿٤١﴾
Ve âyetun lehum ennâ hamelnâ zurriyyetehum fîl fulkil meşhûn.
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
İnsanların soylarının dolu bir gemide taşınması da onlar için bir delildir.
Kâinattaki delillerden sonra sûre, deniz ve gemilere geçer. Ayetteki “dolu gemi” için iki yorum yapılmıştır. Müfessirlerin çoğuna göre bu, Hz. Nûh'un gemisidir. İnsanlık, Tufan'da o gemide taşınan insanların soyundan gelir; yani bugün yaşayan herkesin varlığı, o geminin kurtuluşuna bağlıdır.
Diğer yoruma göre ayet, genel olarak insanları ve yüklerini taşıyan gemileri anlatır. İnsanlar ticaret ve yolculuk için gemilere biner, aileleriyle birlikte denizleri aşar. Suyun üzerinde ağır bir yükü taşıyan gemi, Allah'ın koyduğu kanunlarla mümkün olur.
Her iki yorumda da ayet, insanın hayatının ne kadar ince bir dengeye bağlı olduğunu hatırlatır. Uçsuz bucaksız bir denizde, birkaç tahtanın üzerinde yol alan insan, kendisini koruyanın kim olduğunu düşünmelidir.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: âyetun, ennâ, hamelnâ, fîl, meşhûn. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 41 / 83 · sûrenin yaklaşık %49'i |
| Cüz | 23. cüz |
| Bölüm | Toprak, gece, güneş ve ay: kâinattaki deliller (33–44. ayetler) |