وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ ﴿٤٢﴾
Okunuşu
Ve halaknâ lehum min mislihî mâ yerkebûn.
Meali
Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 3: Toprak, gece, güneş ve ay: kâinattaki deliller
وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ ﴿٤٢﴾
Ve halaknâ lehum min mislihî mâ yerkebûn.
Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.
Allah, insanlar için gemiye benzeyen ve binebilecekleri başka nice araçlar da yaratmıştır.
Bu ayet, önceki ayetteki gemi örneğini genişletir. “O gemi gibi binecekleri nice şeyler” ifadesi, müfessirler tarafından farklı şekillerde açıklanmıştır. Bazıları bunu, Nûh'un gemisinden sonra insanların yaptığı gemiler olarak anlamıştır.
Bazı müfessirler ise bu ifadeyi develer olarak yorumlamıştır. Deve, çölde yük ve insan taşıdığı için Araplar arasında “çölün gemisi” olarak bilinir. Kur'an'ın ilk muhatapları için bu benzetme çok tanıdıktı.
Günümüz okuyucusu bu ayeti okurken uçakları, trenleri ve otomobilleri de düşünür. Ayetin ifadesi geniştir: İnsanın yolculuk ve taşıma için kullandığı her araç, Allah'ın verdiği akıl ve yeryüzüne koyduğu imkânlarla mümkün olmuştur. Bu yüzden İslâm geleneğinde bir araca binerken dua etmek tavsiye edilir.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: halaknâ, mislihî, mâ, yerkebûn. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 42 / 83 · sûrenin yaklaşık %51'i |
| Cüz | 23. cüz |
| Bölüm | Toprak, gece, güneş ve ay: kâinattaki deliller (33–44. ayetler) |