وَاَنِ اعْبُدُون۪يؕ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ ﴿٦١﴾
Okunuşu
Ve eni'budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm.
Meali
'Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur (demedim mi)?'
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 5: Cennet ehli, suçluların ayrılması ve organların şahitliği
وَاَنِ اعْبُدُون۪يؕ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ ﴿٦١﴾
Ve eni'budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm.
'Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur (demedim mi)?'
Sözün devamı: Bana kulluk edin, işte dosdoğru yol budur demedim mi?
Önceki ayette yasaklanan şeyin karşısında, emredilen şey gelir: Yalnızca Allah'a kulluk etmek. Hayat, iki yol arasında bir seçimdir: Şeytanın yolu ya da Allah'ın yolu.
Ayetteki “sırât-ı müstakîm” ifadesi, sûrenin 4. ayetinde Hz. Peygamber'in yolu için kullanılmıştı. Burada aynı yol, Allah'a kulluk olarak tanımlanır. Böylece sûre, başta söylediği sözü sona doğru bir kez daha doğrular: Peygamber'in yolu, Allah'a kulluğun yoludur.
Kulluk, sadece ibadetler değildir. İnsanın bütün hayatını Allah'ın razı olacağı şekilde yaşamasıdır: Dürüst olmak, haksızlık yapmamak, verilen nimeti yerinde kullanmak ve O'nu unutmamak. Bu ayet, bu yolun eğrilik olmayan tek yol olduğunu bildirir.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: eni'budûnî, hâzâ, sırâtun, mustekîm. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 61 / 83 · sûrenin yaklaşık %73'i |
| Cüz | 23. cüz |
| Bölüm | Cennet ehli, suçluların ayrılması ve organların şahitliği (55–68. ayetler) |