قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ ﴿١٦﴾
Okunuşu
Kâlû rabbunâ ya'lemu innâ ileykum le murselûn.
Meali
(Elçiler ise) şöyle dediler: 'Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.'
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 2: Şehir halkı ve elçiler kıssası
قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ ﴿١٦﴾
Kâlû rabbunâ ya'lemu innâ ileykum le murselûn.
(Elçiler ise) şöyle dediler: 'Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.'
Elçiler, ithamlara karşı sakin ve kararlı bir cevap verir: Size gönderildiğimizi Rabbimiz biliyor.
Halkın sert suçlamasına elçiler öfkeyle karşılık vermez. Tek dayanakları Allah'ın bilgisidir: “Rabbimiz biliyor.” Bu söz, kendini haklı çıkarmak için tartışmaya girmeyen, doğruluğunu Allah'a havale eden birinin güvenini yansıtır.
Arap dilinde bu tür ifadeler yemin gücündedir. Elçiler, Allah'ı şahit tutarak sözlerinin ciddiyetini ortaya koyar. Bir kimse, yalan söylüyorsa Allah'ı şahit göstermeye cesaret edemez; elçilerin bu tavrı, iç dünyalarındaki kesinliği gösterir.
Bu ayet, haklı olduğuna inanan birinin tartışmada nasıl davranabileceğine dair güzel bir örnektir: Karşı tarafı kırmadan, sesini yükseltmeden, sözünü Allah'a dayanarak söylemek.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: Kâlû, rabbunâ, innâ, murselûn. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 16 / 83 · sûrenin yaklaşık %19'i |
| Cüz | 22. cüz |
| Bölüm | Şehir halkı ve elçiler kıssası (13–32. ayetler) |