Uyarı, ancak Kur'an'a kulak veren ve görmediği hâlde Allah'a saygıyla bağlanan kişide karşılık bulur; onlar bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdelenir.
11. ayetin açıklaması
Önceki ayetlerde uyarıdan etkilenmeyenler anlatıldı; bu ayet ise uyarının kime fayda verdiğini söyler. İki özellik sayılır: Zikre, yani Kur'an'a uymak ve “gaybda” Rahmân'dan korkmak. Gayb, insanın göremediği alem demektir. Allah'ı görmediği hâlde O'nun varlığını ve her şeyi bildiğini hesaba katarak yaşamak, imanın özüdür.
Burada korku duygusunun “Rahmân” ismiyle birlikte anılması dikkat çekicidir. Bu, cezadan korkmaktan çok, merhameti sonsuz olana karşı saygı ve O'nu kırmaktan çekinme duygusudur. Sevilen birini incitmekten korkmak gibi.
Ayetin sonunda iki müjde vardır: mağfiret, yani günahların bağışlanması ve “ecr-i kerîm”, yani cömertçe verilmiş, değerli bir mükâfat. Yâsîn'in uyarıları bu müjdeyle dengelenir. Uyarı, insanı ümitsizliğe değil, bu müjdeye yöneltmek içindir.
Bu ayetten çıkan dersler
Uyarıdan fayda görmenin yolu, Kur'an'a kulak vermek ve Allah'a saygı duymaktır.