Ve izâ kîle lehumuttekû mâ beyne eydîkum ve mâ halfekum leallekum turhamûn.
Meali
Onlara, 'Önünüzde ve arkanızda olan şeylerden (dünya ve ahirette göreceğiniz azaplardan) sakının ki size merhamet edilsin' denildiğinde yüz çevirirler.
Onlara, dünyada ve âhirette karşılaşacakları azaptan sakınmaları söylendiğinde yüz çevirirler.
45. ayetin açıklaması
Yeni bölüm, delillerden sonra insanların tavrına geçer. Ayetteki “önünüzdeki ve arkanızdaki” ifadesi farklı şekillerde açıklanmıştır. Diyanet meali bunu “dünya ve âhirette göreceğiniz azaplar” olarak açıklar. Bazı müfessirler ise “önünüzdeki” ile âhireti, “arkanızdaki” ile geçmiş kavimlerin başına gelenleri kastettiğini söyler.
Uyarının amacı ayette açıkça belirtilir: “Size merhamet edilsin diye.” Allah'ın uyarıları bir tehdit değil, bir merhamet çağrısıdır. Tehlikeyi önceden haber veren kişi, aslında iyilik yapmaktadır.
Ne var ki muhataplar yüz çevirir. Ayet, cümlenin sonunu bile söylemeden bu tavrı bir sonraki ayete bırakır. Bu, Arapçada dikkat çekici bir anlatım biçimidir: Onların tepkisi o kadar bilinir ki söylemeye gerek yoktur.
Bu ayetten çıkan dersler
Allah'ın uyarıları, insana merhamet edilmesi içindir.
Geçmişten ders almak ve geleceği düşünmek, sakınmanın iki yoludur.
Uyarıdan yüz çevirmek, merhametten yüz çevirmektir.
Ayette geçen kavramlar
Takvâ (ittikâ)
Sakınma, korunma; Allah'a saygıyla kötülükten uzak durma.
Okuma notu
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: izâ, kîle, lehumuttekû, mâ, eydîkum, turhamûn. Uzatmalar hakkında