E ettehızu min dûnihî âliheten in yuridnir rahmânu bi durrin lâ tugni annî şefâatuhum şey'en ve lâ yunkızûn.
Meali
'O'nu bırakıp da başka ilâhlar mı edineyim? Eğer Rahmân bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.'
Allah'ı bırakıp başka ilahlar edinmek anlamsızdır; Allah bir zarar dilerse onların şefaati hiçbir işe yaramaz.
23. ayetin açıklaması
Adam, putlara tapmanın neden boş olduğunu açıklar. İnsanlar bu ilahları, zor zamanda kendilerine yardım edecekleri ya da Allah katında aracılık edecekleri düşüncesiyle ediniyordu. Ayet bu umudu kökten reddeder: Rahmân bir zarar dilerse, hiçbir varlık onu engelleyemez.
Şefaat, birinin başkası için aracılık etmesidir. Kur'an, Allah'ın izni olmadan kimsenin şefaat edemeyeceğini bildirir. Putların ya da Allah'tan başka varlıkların, kendiliğinden bir şefaat yetkisi yoktur.
Ayette yine “Rahmân” isminin kullanılması dikkat çekicidir. Zarar bile olsa, onu dileyen merhameti sonsuz olandır. İnsan sıkıntıya düştüğünde başka kapılara değil, bu merhamet sahibine yönelmelidir.
Bu ayetten çıkan dersler
Allah'ın dilediği bir şeyi hiçbir varlık engelleyemez.
Sıkıntı anında yönelinecek kapı, merhamet sahibi Rahmân'ın kapısıdır.
Allah'ın izni olmadan kimse kimseye şefaat edemez.
Ayette geçen kavramlar
Şefaat
Bir başkası için aracılık ve iyilik isteme.
İnkâz
Kurtarma.
Okuma notu
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: dûnihî, âliheten, rahmânu, lâ, annî, şefâatuhum, yunkızûn. Uzatmalar hakkında