وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ﴿٤٨﴾
Okunuşu
Ve yekûlûne metâ hâzel va'du in kuntum sâdikîn.
Meali
Onlar, 'Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?' diyorlar.
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 4: Yüz çevirenler ve diriliş günü
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ﴿٤٨﴾
Ve yekûlûne metâ hâzel va'du in kuntum sâdikîn.
Onlar, 'Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?' diyorlar.
İnkârcılar alayla sorarlar: Doğru söylüyorsanız, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?
Bu soru, Kur'an'da inkârcıların en sık sorduğu sorulardan biridir. Kıyametin ve dirilişin ne zaman olacağını sormaları, gerçekten öğrenmek istediklerinden değil, alay etmek içindir. Tarih verilemiyorsa, olay da olmayacaktır, diye düşünürler.
Kur'an bu soruya hiçbir yerde tarih vererek cevap vermez. Kıyametin vakti yalnızca Allah'ın bilgisindedir. Bunun bir hikmeti vardır: İnsan, ne zaman olacağını bilmediği için her an hazırlıklı yaşamalıdır. Aynı durum, her insanın kendi ölüm anı için de geçerlidir.
Sonraki ayetler bu soruya dolaylı ama çok güçlü bir cevap verir: Kıyamet, onlar bu tartışmayı sürdürürken, hiç beklemedikleri bir anda gelecektir.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: yekûlûne, metâ, hâzel, sâdikîn. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 48 / 83 · sûrenin yaklaşık %58'i |
| Cüz | 23. cüz |
| Bölüm | Yüz çevirenler ve diriliş günü (45–54. ayetler) |