Takvime ekle, her sabah hatırlatalım
YasinOku ☰ Menü

Yâsîn Sûresi 47. Ayet

Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 4: Yüz çevirenler ve diriliş günü

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۙ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُۗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ ﴿٤٧﴾

Okunuşu

Ve izâ kîle lehum enfikû mimmâ razekakumullâhu kâlellezîne keferû lillezîne âmenû e nut'ımu men lev yeşâullâhu at'ameh, in entum illâ fî dalâlin mubîn.

Meali

Onlara, 'Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın' denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, 'Allah dileseydi kendisinin doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz' derler.

Sûreyi buradan dinlemeye devam et →
WhatsApp'ta paylaş
Ayetin özü

Allah'ın verdiği rızıktan harcamaya çağrıldıklarında inkârcılar, Allah dileseydi o yoksulları kendisi doyururdu diyerek alay ederler.

47. ayetin açıklaması

Bu ayet, inancın günlük hayata nasıl yansıdığını gösterir. Müminler, ihtiyaç sahiplerine yardım etmeleri için çağrıda bulunur. Ayette “Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeyler” denmesi önemlidir: Mal, insanın kendi eseri değil, Allah'ın verdiği bir emanettir.

İnkârcıların cevabı alaycı bir kader mantığıdır: “Allah dileseydi onları doyururdu. Onları aç bırakan Allah'sa, biz neden doyuralım?” Bu söz, kendi cimriliğini Allah'a yüklemenin bir yoludur. Oysa Allah, yoksulları doyurmayı insanların eliyle yapmayı dilemiştir; zenginin malındaki fakirin payı bunun bir parçasıdır.

Ayetin sonunda inkârcılar, yardım çağrısında bulunan müminleri “apaçık sapıklıkla” suçlar. Bu, 24. ayetteki mümin adamın sözüyle ironik bir karşıtlık oluşturur. Kimin gerçekten sapıklıkta olduğu, sûrenin devamında ortaya çıkacaktır.

Bu ayetten çıkan dersler

Ayette geçen kavramlar

İnfâk
Allah yolunda harcama, ihtiyaç sahiplerine verme.
Rızık
Allah'ın canlılara verdiği her türlü nimet.

Okuma notu

Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: izâ, kîle, enfikû, mimmâ, razekakumullâhu, kâlellezîne, keferû, lillezîne, âmenû, yeşâullâhu, illâ, fî, dalâlin, mubîn. Uzatmalar hakkında

SûreYâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî)
Ayet47 / 83 · sûrenin yaklaşık %57'i
Cüz23. cüz
BölümYüz çevirenler ve diriliş günü (45–54. ayetler)

Önceki ve sonraki ayet

Önceki ayetوَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ…46. ayete geç →Sonraki ayetوَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ…48. ayete geç →

Meal: Diyanet. Açıklama: YasinOku editörlüğü (kaynaklar). 19 Ekim 2026.