وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلاً اَصْحَابَ الْقَرْيَةِۢ اِذْ جَٓاءَهَا الْمُرْسَلُونَۚ ﴿١٣﴾
Okunuşu
Vadrib lehum meselen ashâbel karyeh, iz câ ehel murselûn.
Meali
(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
Arapça metni, Türkçe okunuşu, meali ve açıklaması · Bölüm 2: Şehir halkı ve elçiler kıssası
وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلاً اَصْحَابَ الْقَرْيَةِۢ اِذْ جَٓاءَهَا الْمُرْسَلُونَۚ ﴿١٣﴾
Vadrib lehum meselen ashâbel karyeh, iz câ ehel murselûn.
(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
Peygamber'den, muhataplarına ibret için bir şehir halkının başından geçenleri anlatması istenir; sûrenin en uzun kıssası böyle başlar.
Kur'an bu kıssayı bir “mesel”, yani ibret verici örnek olarak sunar. Şehrin adı verilmez. Tefsirlerde bu şehrin çoğunlukla Antakya olduğu nakledilir, ancak Kur'an'ın adı vermemesi kıssanın mesajını zamandan ve mekândan bağımsız kılar. Önemli olan, şehrin değil, insanların hakikat karşısındaki tutumudur.
Kıssa, Mekke'deki durumun bir aynasıdır. Orada da bir şehir, ona gelen elçiler, elçileri yalanlayan bir çoğunluk ve hakikate sahip çıkan az sayıda insan vardır. Mekkeliler bu anlatıyı dinlerken kendi hâllerini görmeye davet edilir.
Kıssanın tamamı 13 ile 32. ayetler arasındadır. Elçilerle halk arasındaki tartışma, şehrin öbür ucundan koşarak gelen bir adamın çağrısı ve inkârcıların akıbeti adım adım anlatılır. Bölümün tamamını açıklamasıyla bölüm sayfasında okuyabilirsiniz.
Bu ayette uzatılarak okunan kelimeler: ashâbel, câ, murselûn. Uzatmalar hakkında
| Sûre | Yâsîn, Kur'an'ın 36. sûresi (Mekkî) |
|---|---|
| Ayet | 13 / 83 · sûrenin yaklaşık %16'i |
| Cüz | 22. cüz |
| Bölüm | Şehir halkı ve elçiler kıssası (13–32. ayetler) |