Takvime ekle, her sabah hatırlatalım
YasinOku ☰ Menü

Habîb-i Neccâr kimdir?

Yâsîn Sûresi'nin 13–32. ayetleri, Kur'an'ın en etkileyici kıssalarından birini anlatır: Bir şehre gönderilen elçiler, onları yalanlayan halk ve şehrin öbür ucundan koşarak gelip hakikate sahip çıkan bir adam. Tefsirlerde bu adamın adı Habîb-i Neccâr olarak geçer. Bu yazıda kıssayı, Habîb-i Neccâr'ı ve Antakya ile bağlantısını anlatıyoruz.

Son güncelleme: 19 Ekim 2026 · Hazırlayan: YasinOku.com editörlüğü

Kıssanın özeti

Allah, Hz. Peygamber'den muhataplarına bir şehir halkını örnek vermesini ister (13. ayet). Bu şehre önce iki elçi gönderilir; halk onları yalanlayınca bir üçüncü elçiyle desteklenirler (14. ayet). Halk, “Siz de bizim gibi insansınız” diyerek elçileri reddeder (15. ayet), başlarına gelen sıkıntıları onlara bağlar ve onları taşlamakla tehdit eder (18. ayet).

Tam bu sırada şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak gelir ve halkına seslenir: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun. Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir” (20. ayet, 21. ayet). Adam, imanını herkesin önünde ilan eder (25. ayet). Tefsirlerde, halkın onu bu sözlerinden sonra öldürdüğü nakledilir.

Ona “Cennete gir!” denilir. Adam cennete girerken bile kavmini düşünür: “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” (26. ayet, 27. ayet). İnkârcı halkın sonu ise tek bir korkunç sesle gelir; bir anda sönüp giderler (29. ayet).

Habîb-i Neccâr kimdir?

Kur'an bu adamın adını vermez. Tefsir kaynaklarında adının Habîb olduğu ve marangozluk yaptığı için Neccâr (marangoz) diye anıldığı nakledilir. Bazı kaynaklarda ipek işçisi ya da çok sadaka veren biri olduğu da aktarılır. Ona ayrıca “Sâhibü Yâsîn”, yani “Yâsîn'deki adam” da denmiştir.

Kur'an'ın onu adıyla değil, “şehrin öbür ucundan koşarak gelen bir adam” olarak tanıtması anlamlıdır. Hakikate sahip çıkmak için tanınmış biri olmak, şehrin merkezinde yaşamak ya da bir makama sahip olmak gerekmez. Sıradan bir esnafın cesareti, şehrin bütün ileri gelenlerinin inkârından daha değerli bulunmuştur.

Şehir neresi, elçiler kimdi?

Kur'an şehrin adını da vermez. Tefsirlerin büyük çoğunluğu, bu şehrin Antakya olduğunu nakleder. Antakya, ilk dönem Hristiyanlığının da önemli merkezlerinden biriydi.

Elçilerin kimliği konusunda iki görüş vardır. Birinci görüşe göre bunlar, Allah'ın doğrudan gönderdiği peygamberlerdir; ayetteki “Biz onlara iki elçi göndermiştik” ifadesi bunu destekler. İkinci görüşe göre ise bunlar, Hz. Îsâ'nın Antakya'ya gönderdiği havarileridir. Kur'an isimleri vermediği için kesin bir şey söylenemez; kıssanın mesajı da kimliklerden bağımsızdır.

Antakya'daki Habîb-i Neccâr Camii

Antakya'nın merkezinde bulunan Habîb-i Neccâr Camii, Anadolu'nun ilk camilerinden biri olarak kabul edilir. Şehrin üzerinde yükseldiği dağ da halk arasında Habîb-i Neccâr Dağı olarak bilinir. Cami, yüzyıllar boyunca Antakyalılar için şehrin manevi merkezi olmuştur.

Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde cami büyük ölçüde yıkıldı. Yeniden inşa ve restorasyon çalışmalarının ardından 27 Aralık 2025'te yeniden ibadete açıldı. Yıkılıp yeniden ayağa kalkan bu cami, Antakya'nın depremden sonraki yeniden doğuşunun da sembollerinden biri oldu.

Kıssadan çıkan dersler

Kıssanın tamamını ayetleri, okunuşları ve mealleriyle Şehir halkı ve elçiler kıssası sayfasında okuyabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Habîb-i Neccâr kimdir?

Yâsîn Sûresi'nde, şehrin öbür ucundan koşarak gelip elçilere sahip çıkan adamın tefsirlerde geçen adıdır. Marangoz olduğu için “Neccâr” diye anılır. Kur'an adını vermez.

Habîb-i Neccâr Kur'an'da geçiyor mu?

Kıssası Yâsîn Sûresi'nin 20–27. ayetlerinde anlatılır, ancak adı geçmez. Adı ve mesleği tefsir kaynaklarında nakledilir.

Yâsîn'deki şehir neresi?

Kur'an şehrin adını vermez. Tefsirlerin büyük çoğunluğu bu şehrin Antakya olduğunu nakleder.

Habîb-i Neccâr Camii nerede?

Hatay'ın Antakya ilçesinin merkezindedir. 2023 depremlerinde yıkılmış, yeniden inşa edilerek 27 Aralık 2025'te ibadete açılmıştır.

Yâsîn'de kaç elçiden bahsedilir?

Önce iki elçi gönderilir; halk onları yalanlayınca bir üçüncü elçiyle desteklenirler. Yani toplam üç elçiden söz edilir (14. ayet).

WhatsApp'ta paylaş